Anasayfa » Arşiv

Bilgisayar Kategorisindeki Yazılar

Donanım »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

Günümüzde yaygın olarak kullanılan mekanik disklerin yerini alacağı ve endüstri standardı olarak kullanılacağı ön görülen katı hâl sürücüleri (SSD) için firmaların araştırma-geliştirme çalışmaları devam ediyor. Kapasite anlamında olmasa bile performans noktasında diğer donanımların gelişim hızına ayak uyduramadığı düşünülen sabit disk teknolojisinin yerini alması ön görülen ve NAND flash tabanlı yapısı ile performans başta olmak üzere düşük güç tüketimi, taşınabilirlik, sessizlik ve uzun ömürlü kullanım gibi noktalarda ciddi avantajlara sahip olan SSD’ler için firmalar, yeni modellerle pazarda sağlam bir yer edinmeyi amaçlıyorlar.

Hemen her yeni teknolojide olduğu gibi emekleme aşamasındaki SSD’ler için de fiyatlar henüz son kullanıcıların geneline ulaşabilecek düzeyde olmasa da yeni nesil üretim teknolojileriyle maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor. Devam eden çalışmalar sayesinde maliyet/gigabyte oranı henüz HDD’leri yakalamış olamasa da, SSD çözümleri için fiyatlarda bir süre öncesine kıyasla ciddi ilerleme kaydedildiği ve özellikle 64GB kapasiteli modellerin daha alınabilir seviyelere geldiğini ayrıca 256GB ve üstü için alternatif sayısının arttığını söyleyebiliriz.

Bellek ve depolama çözümleri üzerine çalışan firmalar bir yandan düşük maliyetli modeller ile SSD sürücülerin yaygınlaşmasını hedeflerken öte taraftan yüksek performanslı özel çözümler ile NAND flash teknolojisindeki potansiyeli gözler önüne seriyorlar. Performans odaklı çözümler üzerine yoğunlaşan Amerika merkezli , RAIDDrive serisi yeni nesil SSD sürücülerini kullanıma sunmaya hazırlanıyor.

Firma tarafından ilk defa Nisan ayında lanse edilen ve aradan geçen süre zarfında geliştirme çalışmalarına devam edilen yeni sürücü ailesinin artık hazır olduğu bildiriliyor. Genel görünümü ve tasarım özellikleri (258 x 112 x 25 mm) itibariyle modern ekran kartlarını anımsatan ve PCI x8 ara birimini kullanan RAIDDrive serisi depolama sürücüleri Alüminyum kasa içerisinde aktif soğutma ile geliyorlar.

Farklı segmentler için ES, WS ve GS olmak üzere üç farklı varyasyona sahip olan RAIDDrive serisi SSD modellerinde gelişmiş RAID mimarisine yer verilerek yeni nesil NAND flash bellek yongalarıyla yüksek performans sunulabileceği ayrıca PCIe x8 üzerinden elde edilen bant-genişliği sayesinde sürücülerin herhangi bir darboğaz sıkıntısı olmadan kullanılabileceği belirtilmekte.

Super Talent tarafından açıklanan resmi bilgilere göre, RAIDDrive serisi SSD sürücülerinde yüksek performans için 512MB kapasiteli ön bellek birimine yer veriliyor. 1.5 milyon saatlik hat öncesi kullanım süresi vaat eden yüksek performans odaklı yeni yeni sürücülerin performans değerleri de açıklandı. RAID mimarisini temel alan ve PCIe x8 ara birimini kullanan yeni nesil SSD çözümlerinde okuma hızının 1.4GB/sn, yazma hızının ise 1.2GB/sn olduğu açıklandı. SATA-II ara birimiyle uyumlu güncel SSD çözümlerinden ortalama 6-7 kat daha yüksek okuma/yazma hızları sunabiliyor.

Peki Ekim ayında satışa sunulacak RAIDDrive serisi yeni nesil SSD’ler hangi seriler altında lanse edilecek? Üç farklı kategoriye ayrılan NAND flash tabanlı depolama çözümleri için RAIDDrive ES serisi modellerin yüksek performans sunucu sistemleri ve sanallaştırma uygulamaları için hazırlandığı ve SLC (Single Level Cell) tipi bellek yongalarının kullanıldığı açıklandı. Fabrika çıkışı RAID 0 veya RAID 5 kurulumuyla konfigüre edilebilen öte yandan pil yedek modülü ile geldiği açıklanan RAIDDrive ES serisi SSD modellerinin 256GB ila 1TB kapasiteli modellere sahip olacağı ifade edilirken fiyatları hakkında bir bilgi verilmedi.

RAIDDrive WS serisi altında lanse edilecek SSD modellerinin ise özellikle iş istasyonları için hazırlandığı ve ağırlıklık tasarım/mühendislik uygulamalarında kullanılmasının hedeflendiği açıklandı. Bir üst seri ile benzer şekilde SLC (Single Level Cell) tipi NAND flash bellek yongalarının kullanıldığı seri altında 256GB-1TB kapasiteli modellerin sunulduğu ve fabrika çıkışı RAID 0 ya da RAID 5 kurulumuyla geldiği açıklandı.

Son kullanıcılar için hazırlanan RAIDDrive GS serisi ise özellikle yüksek performans tutkunlarını ve “sıkı” oyuncuları hedef alıyor. ES ve WS serilerinden farklı olarak SLC yerine daha düşük maliyetli MLC (Multi Level Cell) tipi NAND flash yongalarına yer verilen seri kapsamında 256GB’dan 2TB’a kadar geniş yelpazede kapasite seçeneği sunulabilecek. RAIDDrive GS serisi 1TB’lık SSD modelinin 4999$ seviyesinden kullanıma sunulması beklenirken, satışların Ekim ayında başlayacağı bildirildi.

Donanım »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

Bilgisayar sektoründe sürekli bir gelişme içinde. Bunun en büyük örnekleride eski disketlerden cd ye geçiş olarak düşünebiliriz. Artık cd lerden hafıza kartlarına geçiş yapılıyor. Cd yerine flash bellekler kullanıyoruz. Flash belleklerin hafıza arttıkça ortaya hız problemi çıkıyordu. Yeni ile bu hız sorunuda ortadan kalkacak gibi görünüyor.

Ocak ayında Seagate, SuperSpeed USB 3.0 demosunu tanıttıktan sonra, 2009 senesinin sonlarına doğru bu teknolojiyi kullanan aygıtların bir bir duyurulması bekleniyordu. Bu tahminler boşa çıkmadı ve Freecom, USB 3.0 teknolojisini kullanan ürününü basına tanıttı bile. hızlı veri aktarımını sağlayan USB, ilk kullanıcıyla buluştuğundan bu yana 3 milyar aygıt tarafından tercih edilmesi, ne kadar doğru bir teknoloji olduğunu gösteriyor. USB 2.0 ile birlikte teknolojiyi bir adım öne taşıyan geliştiriciler, uzun süredir USB 3.0 üzerinde çalışıyordu.

USB Geliştiricileri Forumu USB-IF, bu teknolojiyi merak edenlerin başvurduğu ilk adres olarak biliniyor. Şimdi de USB-IF tarafından tüm USB 3.0 ürünleri yavaş yavaş mercek altına alınmaya başlandı. Uzun süredir de USB 3.0′ın kablosuz veri aktarım standardı olacağı ile ilgili dedikodular dolanıyordu. Bu dedikodular geçtiğimiz aylarda kesin bir dille yalanlandı ve USB 3.0′ın kablolu bir aktarım seçeneği olacağı açıklandı.

?

Peki tüm teknolojik aygıtlar kablolarını koparıp atarak, kablosuz olma yolunda hızla ilerliyorken, yeni bir kablolu aktarım standardına ihtiyacımız var mı gerçekten de? Açıkça söylemek gerekirse, evet var. Zira USB 2.0 artık dünya genelinde birçok kullanıcı tarafından yetersiz görülüyor. Bu yetersizliği aşabilmek için yeni bir standart şart.

USB 3.0 için, USB 2.0′dan 10 kat hızlı bir teknoloji demek yeterli midir? Tabii ki bu söylem eksik kalır. Peki tam olarak nedir USB 3.0?

SuperSpeed, yani süper hızlı teknoloji olarak adlandırılması USB 3.0‘ın hız konusunda ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Yeni nesil bağlantı standardından bahsediyorsak, hızın yanında başka özellikler de barındırmalı. Zira sadece bilgisayarlarda değil, dijital kameralardan taşınabilir medya oynatıcılarına, cep telefonlarına, harici hard disklere ve benzeri onlarca ürüne bağlantı sağlayacak bir teknoloji olacak USB 3.0.

Ne İşe Yarar?

USB 2.0, Hi-Speed olarak anılıyorken, USB 3.0 ise SuperSpeed olarak anılacak. Çıtayı bir sonraki standartta nasıl yüksek tutacaklar diye düşünmeden edemiyoruz. USB-IF‘ın açıklamasına göre, SuperSpeed USB, veri aktarım standardına çok önemli yenilikler ve geliştirmeler getirecek. USB 2.0′dan 10 kat hızlı olacağını söylemiş miydik?

Universal Serial Bus kelimelerinin baş harflerinden oluşan USB, 1996′dan bu yana teknoloji dünyasında kendine yer edinmeyi başarmıştır. Kullanıcılar USB 2.0 ile tanıştığında teknoloji, büyük sıçramayı çoktan yapmıştı. Öte yandan USB 2.0 ile birlikte teknoloji, çıkabileceği en üst seviyelere çıktı. 2007 yılı içerisinde ise Intel, IDF 2007′de (Intel Developer Forum), USB 3.0′a dair ilk resmi açıklamaları yapmıştı. 17 Kasım 2008‘de ise USB 3.0′ın özellikleri tamamlanmış ve teknolojinin nasıl bir kapasiteye sahip olabileceği ile ilgili sınırlar çizilmişti.

Özellikleri

USB-IF bu vakitten sonra ipleri iyice eline aldı ve sıkıca kapanıp, USB 3.0 teknolojisini daha da geliştirmek için kolları sıvadı. USB 3.0 bize şu özellikleri sunuyor:

- 4.8 Gbps‘ye kadar ulaşan yüksek aktarım hızları

- Geliştirilmiş veri yolu gücü

- Çift veri aktarımı ve yeni aktarım tipi desteği

- Yüksek hızlarda veri aktarımı için yeni konektörler ve kablolar

Muhtemelen birçoğunuzun en çok merak ettiği şeylerden birisi de, USB 3.0‘ın 2.0 ile uyumlu olup olmayacağıdır. Şüphesiz ki milyarlarca cihazın kullandığı USB 2.0 standardı bir anda terk edilemez. Dolayısıyla USB 3.0, bir önceki standart olan ve halen kullanılan USB 2.0 cihazlarını destekleyecek.

Daha Az Güç, Daha Çok İş

Usb 3.0 ayrıca, daha yüksek hıza rağmen daha az güç harcamaya yönelik olarak tasarlandı. Kısacası SuperSpeed, Hi-Speed’ten daha verimli bir teknoloji. Şöyle söyleyelim; USB-IF’in izin verdiği veri yolu gücü 500mA’dan (mili amper) 900 mA’ya kadar. Bu sayede yüksek güç gereksinimine sahip cihazlar, bilgisayarınızdan ve USB’nizden güç alabilecek. Hatta şarjla çalışan ve USB arabirimini kullanan aletleriniz daha hızlı şarj olabilecek.

USB 2.0 ile Uyumlu

Önceki sayfalarda dediğimiz gibi, USB 3.0 teknolojisi, bir önceki USB 2.0 teknolojisi ile tamamen uyumlu olacak. Bu uyum, tıpkı USB 2.0 ile USB 1.1 teknolojisi arasındaki uyum gibi olacak. Dolayısıyla, yıllardır edindiğimiz USB 2.0 destekli kabloları ve ürünleri bir kenara atmayacağız. Eğer USB 3.0 destekli bir bilgisayarınız, USB 3.0 kablonuz ve USB 3.0 destekli dijital kameranız varsa, bu kombinasyonu kullanarak çok yüksek hızlarda veri aktarımı yapabilirsiniz.

Diğer bir yandan, kamerayı USB 3.0 destekli değil de, USB 2.0 destekli olarak değiştirirsek (bilgisayar ve kablo yine USB 3.0 destekli), aktarım hızı USB 2.0′ın maksimum hızlarına düşecek. Eğer bilgisayar ve kamera USB 3.0 destekli iken, kablo USB 2.0 kablosu olursa, yine USB 2.0 aktarım hızına erişiriz, ki bu zaten tahmin edilebilir bir şey.

Dolayısıyla USB 3.0 hizmetlerinden yararlanabilmek için, işlemdeki tüm ekipmanların o teknolojiyi destekliyor olması şart.

Kaynak

Bilgisayar, Donanım »

[1 Yorum | Yazar: admin]

Dünyanın en önemli dizüstü bilgisayar üreticilerinden Dell en yeni modeli Latitude Z’i tanıttı. Daha çok iş amaçlı kullanım için tasarlanmış olan ürün Intel’in düşük güç tüketen 1,6 GHz’lik Core 2 Duo serisi işlemcilerini kullancak.

Dell’in sunduğu Latitude ON adlı teknoloji ile bünyesinde bir adet de ARM tabanlı işlemci bulunduran ürün bu sayede Linux işletim sistemi kullandığınız zaman pil ömrünü uzatmak için bu işlemciyi kullanıyor. Üründe ayrıca 4 GB bellek bulunacak.

Lattidue Z’nin en ilginç özelliklerinden biri de kablosuz olarak şarj edilebilmesi. teknolojilerinin revaçta olmaya başladığı bu dönemlerde bu yönde bir adım atan Dell, Latitude Z’nin bir platform aracılığıyla şarj edilmesini sağlıyor.

Ancak bunu yapabilmek için ayrıca 200 $ ödemek gerekiyor. 2 kg ağırlığındaki Latitude Z’nin yurtdışındaki piyasaya çıkış fiyatı 2000 $ olacak.

Donanım, Programlar »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

; “Basic Input/Output System” (Temel Giriş/Çıkış Sistemi) kelimelerinin baş harflerinin birleşmesinden meydana gelen BIOS, PC’nizin çalışması için gereken temel yapı olarak özetlenebilir. Sadece okunabilir bellek (ROM) üzerine yazılmış bir yazılım olan BIOS, ana kartınızın özelliklerini yönetebilmeniz / kullanabilmeniz, diğer donanımlar arasında bir bağ kurması için görev yapar.

Günümüzde bilgisayarların açılıp masaüstüne gelebilmesi yaklaşık 1 – 2 dk alıyor. Bunun büyük çoğunluğu windows yüklemesi olsada bios işlemleride epey uzun sürüyor. Yeni geliştirilen BİOS teknolojisi ile bilgisayarların açılış hızının 10 saniye olacağı iddia ediliyor. 10 saniyede açılan bir bilgisayar her kullanıcının rüyasıdır.

Winfuture sitesinin bildirdiğine göre Phoenix Technologies IDF 2009 etkinliği çerçevesinde gelecekteki PC’lerin açılışını muazzam derecede hızlandıracak bir BIOS modeli tanıttı.

Phoenix çekirdek sistemlerinde çalışan baş bilim adamı Steve Jones, Windows ön yükleme sürecinin devreye girmesinden önce her PC’nin yaklaşık 20 milyar yönergeyle baş etmesi gerekiyor. SecureCore Tiano BIOS şeklinde adlandırılan yeni teknoloji sayesinde bu yönergeler minimum seviyeye indirilecek ve Windows başlama süreci çok daha erken devreye girebilecek.

Yapılan iyileştirmeler sadece bununlar sınırlı değil. Optimize edilmiş UEFI başlangıç rutinleri sayesinde bilgisayarlar bir saniye içerisinde Windows’u yüklemeye başlayabilecek. kullanımıyla birlikte Windows masaüstüne 10 saniyede ulaşılması hedefleniyor.

Bahsedilen iyileştirmeleri sunan yeni firmware, Intel’in enerji tüketimi konusunda tasarruflu CULV işlemcilerini kullanan notebook’larda devreye girecek. Yani çok yakında kitlesel pazara hitap eden birçok dizüstü bilgisayarda kullanılacak. Phoenix bu gelişim süresince en kısa başlangıç sürelerine ulaşmak için Microsoft ile sıkı bir şekilde çalışıyor.

bios

Donanım »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

Bilgisayarımızın veri deposu olan harddiskler her geçen gün büyümekte ve hergeçen gün dahada hızlanmaktadır. Lider Harddisk üreticilerinden birisi olan Seagate firması geçtiğimiz günlerde yeni ürünü olan ‘yi tanıttı.

Bildiğimiz gibi en hızlı veri SATA bağlantısı ile yapılabiliyor ve Yeni çıkan tüm anakartlar artık sadece SATA ya destek veriyor. Hatta yeni anakartlarda 6 Gbps bağlantı hızını bile görmeye başladık. Şu ana kadar bu hıza yetişebilecek bir harddisk bulunmuyordu. Tabi Seagate artık bu hızı destekelyen Barracuda XT ürününe sahip.

2 TB depolama alanıyla 6 Gbps hızda en yüksek kapasiteyi sunan Barracuda XT içersinde 500 GB kapasiteye sahip dört plaka bulunuyor. 7200 RPM dönüş hızına sahip sabit diskin beş yıllık garantisi mevcut. Önümüzdeki aydan itibaren satış listelerine girecek sabit diskin Amerika satış fiyatı 299 dolar olacak. Ürünün maksimum veri transfer hızı ise saniyede 140 MB olarak açıklandı.

seagate barracuda xt 2tb