Anasayfa » Arşiv

Windows 7 Kategorisindeki Yazılar

Windows 7 »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

bir çok bakımdan yenilikler getiren bir işletim sistemi oldu. Vista’daki Aero özelliği değiştirilerek daha kullanışlı bir hale getirildi. kullanıyorsanız çalışan uygulamalarınızın görev çubuğunda durduğunu görmüşsünüzdür. Bunların üzerine geldiğinizde bir ön izleme penceresi açılır ve programı küçük bir pencerede görmenizi sağlar.

Bu Aero özelliği aslında oldukça kullanışlıdır. Fakat internet explorer ve firefox gibi internet tarayıcılarında her açtığınız sayfayı ayrı bir ön izleme olarak gösterir. Buda çok sayfa açan kişiler için sıkıntı yaratabiliyor. Hatta aynı anda 15-20 sayfa açıyorsanız bu bilgisayarınızın yavaşlamasına bile neden olur. Bu yazımızda internet explorer ve firefox ta tüm açtığınız sayfaları nasıl tek ön izlemede gösterebileceğinizi anlatacağız.

İnternet Explorer

Öncelikle İnternet explorerda bir sayfa açın ve sağ üst köşeden Araçlar->İnternet Seçenekleri diyerek internet ayarları sayfanıza gelin. Buradan Ayarlar butonuna tıklayın. (Aşağıdaki resimde ayrıntılı olarak görebilirsiniz. Resime tıklarsanız resmi tam boyutunda görebilirsiniz.)

Ayarlar butonuna tıkladığınızda karşınıza bir pencere açılacaktır. Bu pencerede “Show previews for individual tabs in the taskbar” yazısının başındaki ticki kaldırın. İnternet explorer’ı kapatıp yeniden açtığınızda açtığınız tüm sekmelerin tek ön izlemede göründüğünü farkedeceksiniz.

Firefox (Mozilla)

Firefox kullanıyorsanız aero özelliğini devre dışı bırakmanız daha kolaya olacaktır. Öncelikle adres satırına about:config yazarak ayarlar sayfasını açın. (ilk defa açıyorsanız bu işlem risklidir şeklinde bir uyarı alabilirsiniz.) Karşınıza gelen sayfada süzgeç satırına browser.taskbar.previews.enable yazı. Bunu yazdığınızda süzgeç satırının hemen altındaki yazıyı göreceksiniz. Buradaki False yazısına çift tıklayarak True olmasını sağlayın. Bundan sonra firefox tarayıcınızı kapatıp açın.

Linux, Vista, Windows 7, Windows 8, Xp »

[4 Yorum | Yazar: admin]

Daha önce sizler için “” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazımda da eski bilgilere yenilerini ekleyerek Linux’un neden Windows’tan daha iyi olduğunu anlatmaya devam edeceğim. Sitede yazdığım bu yazı şu ana kadar yazdığım en uzun yazı. 5 sayfa uzunluğunda. Şu soğuk havalarda parmaklarım dona dona yazdım bu yazıyı. Şimdi arkanıza yaslanın. Eline sıcak çay veya neskafenizi alın. Dünyayı yeniden yaratmıyoruz. Sadece bilinen şeyleri size toplu halde dilim döndüğünce ve parmaklarım çalıştıkça anlatmaya çalıştım. Umarım sıkılmadan okursunuz.

Öncelikle size bazı terimlerden bahsetmek istiyorum.

?

Linux aslında bir işletim sistemi değil. Sadece sistemin çekirdeği, beynidir. Bu yazı boyunca Linux diye hitap ederek bütün sistemi kastediyorum. Çünkü Linux tek başına çalışamaz. Bunun için bir ortam olması gerekir. Aslında GNU/Linux diye tabir etmek daha doğrudur. Örneğin ben Ubuntu Linux kullanıyorum. Hangi dağıtımı kullanıyorsanız Linux kelimesinden önce o dağıtımın ismini söylersiniz. Çok fazla linux dağıtımı var ve her dağıtımın kendine özgü özelliği ve güzelliği var. İleride çok daha fazla bilginiz olduğunda siz kendinize en uygun dağıtımı seçersiniz. Ben size başlangıç olarak Ubuntu Linux’u öneriyorum. En bilinen Linux dağıtımı Ubuntu’dur. Yazılım seçeneği çok fazladır ve teknik destek alma, sorunları kısa süre çözme imkanınız var. İşin içine girdiğinizde çok daha fazlasını öğreneceksiniz.

Windows’un Klasik Problemleri;

Windows kullananların bir çoğu ömründe en azından bir kez Mavi Ekranla karşılaşmıştır. Bildiğiniz gibi Windows’ta ciddi bir problem olduğunda veya sistem çöktüğünde bilgisayar açılmaz ve mavi bir ekranda beyaz yazılarla problemin ne olduğunu size bildirir. Bu aşamadan sonra genelde yapılacak çok fazla bir şey yoktur. Windows sizlere ömürdür. Geriye dosyalarınızın yedeğini bir şekilde hard diskten kurtararak format atmak kalır. Bu kurtarma işleminin nasıl yapıldığına burada şimdilik değinmiyorum. Zaten Linux kullanan kişiler bu işlemlerin neler olduğunu biliyordur.

Windowstaki diğer bir problem de yüklediğiniz her program sistemde yük oluşturur. Bunu biraz açıklayalım. Zamanla kayıt defterindeki, kurup sildiğiniz programların artıkları veya silerken arkalarında bıraktıkları dosyalar, bilgisayarınızın hantallaşmasına ve yavaşlamasına neden olur. Bir çok bilgisayar dergisinde, bilgisayarı hızlandırmak için kullanılacak yöntemlerde şu cümleyi okumuşsunuzdur. “Kullanmadığınız programları bilgisayarınızdan kaldırın”. Bunu yaparak bilgisayarınızın hızlanacağını hiç zannetmiyorum. Burada hızlanma denilen şey gözle görülemeyecek düzeyde bir hızlanma. Bu yöntem hiçbir zaman ilk format attığınız zamanki hızlı haline getirmez. Bana göre tek faydası bilgisayarınızda yer açmış olursunuz. Zaten insanlar kullanmayacakları programları neden bilgisayarlarına kursunlar ki ?

Gelelim format olayına. Windows kullanıp da format atmamış veya başkasına attırtmamış insan yoktur. İnsanların ağzına sakız olmuş bir kelimedir. Bilgisayar kullanmayı bilmeyen insanlar bile bu kelimeyi çok iyi bilirler. Bilgisayar’da problem oluştuğunda yaptıkları ilk şey format atmasını bilen birini bulup “Bilgisayar’a format atarmısın” diye sormaktır. Her problemde format atmanın çözüm olduğunu zannederler. Uzun süre önce okuduğum dergilerden birinde şuna benzer bir şey görmüştüm. “Eğer bir kişi size bilgisayarınızdaki problem için format atmayı önerirse bu kişi bilgisayardan anlamıyordur”. Buna kısmen de olsa katılıyorum. Format atmak işin kolay yoludur. Öncelikli yapılacak işlem eğer size hata mesajı veriyorsa bu hata mesajını internette araştırmak olmalıdır. Hata vermiyorsa da uygun anahtar kelimeler kullanılarak google’da arama yaparak çözüme ulaşılabilir. Sistem çökmüşse (mavi ekran) zaten format atmaktan başka çare yoktur. Çözüme bir şekilde formatsız ulaşılabilirse de bunu yapmak size ekstradan zaman kaybettirecektir. Ayrıca probleminizi çözmeye çalışırken sistemi daha da kötü hale getirme riski de vardır. İnsanlar bu yüzden format atmayı yeğler. ( donanım ile ilgili bir problem olmadığını varsayarak konuşuyorum ). Çevremden ve internetteki bazı kişilerden duyduğum bir başka şey de 3-5 ayda bir format attıklarıdır. Format işlemi ortalama 30-40 dakika sürer. Bu işlemden sonra da gerekli programlar bilgisayara kurulur. Gerisini siz hesap edin…

Linux’u Windows’tan Ayıran Farklar Nelerdir?

* Ücretsizdir. İnternet üzerinden indirilebilir veya http://shipit.ubuntu.com, http://shipit.kubuntu.com sitelerinden sipariş verip evinize ücretsiz göndertebilirsiniz.
* Ücretsiz ve GPL (General Public Licence) lisanslı olduğu için istediğiniz şekilde dağıtabilir, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
* Güvenlidir. Hacker’ların hedefinde değildir. Hatta hackerların linux dağıtımlarını kullandıkları söylenir.
* Kernelde (sistemin çekirdeği, beyni) bir çok yazılımın sürücüsü bulunur. Yani kurulum yaptıktan sonra sürücü yükleme ile uğraşmazsınız. Bilgisayarınızın bütün donanımları otomatik olarak tanınır. En kötü ihtimalle AMD ekran kartlarında sorun yaşayabilirsiniz. Ama muhtemelen çözümünü de araştırırsanız bulabilirsiniz.
* Sistemde herhangi bir açık olduğu tespit edildiğinde en kısa sürede bu açık kapatılır.
* Virüslerle uğraşmazsınız. Çünkü virüslerin büyük çoğunluğu Windows’ta çalışacak şekilde hazırlanır. Dolayısıyla virüslerden etkilenmezsiniz. Windows için yazılan virüsler Linux üzerinde çalışmaz.
* Virüs olmadığı için Anti-virüs kurmanıza da gerek yoktur. Linux’te çalışan anti-virüs programları vardır. Bunların amacı Linux’e bulaşan virüsü silmek değildir. Örneğin birbirine bağlı bilgisayarlardan bazıları Windows bazıları Linux yüklü ise ve eğer Windows’a virüs bulaşmışsa bu virüsü temizlemek için Linux’teki anti-virüs programı size yardımcı olur. Yani daha çok şirketlerin işine yarayabilecek bir şey.
* Sisteme virüs bulaşma ihtimali olmamasına rağmen Linux için yazılan virüsler de vardır. Ama bunlar Windows’a oranla çok azdır. Bilgisayarınızda hem sizin hem de kardeşinizin kullandığı iki tane kullanıcı hesabı olduğunu varsayalım. Eğer olaki kardeşiniz bilgisayar kullanırken virüs bulaşırsa (gerçi ben linuxte böyle bir şey duymadım açıkçası) virüs sadece kardeşinizin hesabına bulaşır. Sizin hesabınız bundan etkilenmez.
* Ben çok fazla paranoyak bir insanım, benim için güvenlik önemli diyorsanız SELinux kurabilirsiniz. Bildiğim kadarıyla bu bir çeşit yazılım ve bilgisayarınızı deyim yerindeyse bir kale haline getiriyor. Bir çok işlemi yaparken sizden şifre girmenizi isteyecektir.
* Defrag (Disk Birleştiricisi) olayıyla uğraşmazsınız. İstediğiniz programı kurup kaldırabilirsiniz. Bilgisayarınız ilk kurulduğu günkü gibi çalışır.
* Bazı yazılımlar kurulum ile birlikte otomatik olarak gelir. Siz ayrıca kurulum yapmayla uğraşmazsınız. (Örnek; Ofis Programları, Resim düzenleme programı olan Gimp gibi)
* Bilgisayarınıza Compiz kurarak çeşitli efekler elde edebilirsiniz. Bu efektleri arkadaşlarınız gördüğünde eminim imreneceklerdir. Youtube’da Compiz veya Compiz Fusion diye aratırsanız ne tarz efektler yapabileceğinizi görebilirsiniz. (4 tane masaüstünü aynı anda kullanmak, küp şekline getirmek, ekrana alevli yazılar yazmak gibi). Linux kullanın. Diğer insanlardan bir farkınız olsun değil mi ;)
* Sistemde sık sık güncelleme olur. Bu yüzden hem açıkları kapatılmış hemde kullandığınız programların daima en yeni versiyonlarını kullandığınız bir bilgisayarınız olur. İnterneti kotalı(limitli) kullanıcıların buna dikkat etmesi gerekir. Eğer internetiniz kotalı ise ve laptop kullanıyorsanız benim size tavsiyem 1 veya 2 haftada bir interneti limitsiz olan ve aranızın iyi olduğu bir arkadaşınıza gidip güncellemeleri orada yapın. Arkadaşınıza da Linux’un ne olduğunu öğretirseniz veya bu yazıyı referans olarak gösterirseniz en azından Linux’un yayılmasına ve daha çok kişi tarafından kullanılmasına vesile olmuş olursunuz.
* Linux için yazılan programlar ücretsizdir. Bunları kullanmak için ücret ödemezsiniz. Crack ve Serial aramayla vaktinizi boşa harcamazsınız.
* Eğer kullandığınız bir program kitlenirse veya takılırsa bundan sistemin tamamı etkilenmez. Yani hangi program takılıyorsa sadece o program takılır.
* Her programı kurduğunuzda bilgisayarınızı yeniden başlatma derdiniz olmaz. Sadece kernel (sistemin çekirdeği, beyni) güncellemelerinde bilgisayarınızı yeniden başlatırsınız.
* Hızlıdır.
* Eski bilgisayarlarda bile çalışır. Eğer eski bir bilgisayarınız varsa kesinlikle kurmanızı tavsiye ederim. Bilgisayarınız Windows’ta çalıştığından çok daha hızlı çalışacaktır.

Windows’u Linux’ten Ayıran Farklar Nelerdir?

* Parayla satılır.
* Parayla satıldığı için alan kişiye aittir. Herhangi bir şekilde dağıtımını yapamaz, arkadaşlarınızla paylaşamazsınız.
* Güvenli değildir. Güvenliği sağlamak için ekstra çaba sarfetmeniz gerekir. Hacker’ların saldırı için en çok tercih ettiği işletim sistemidir.
* Sistemde herhangi bir açık olduğu tespit edildiğinde bu açık kısa sürede kapatılmaz. Açıklar birkaç ay içinde veya Servis Paketi (Service Pack) şeklinde uzun vadeli aralıklarla toplu halde kapatılır. Çok önemli bir açık ise kısa sürede kapatılır.
* Bilgisayarınızın sürücülerine kurulumdan sonra daima ihtiyaç duyarsınız. Sadece ′de sürücü yükleme derdi yok.
* Virüs, spyware, trojan gibi tehlikelerle uğraşıp durursunuz.
* Anti-virüs programı kullanmak zorundasınız. Ayrıca firewall (güvenlik duvarı) da kurmanız sisteminizin güvenliği için gereklidir.
* Sistemi belirli aralıklarla Defrag (Disk Birleştiricisi) yapmanız gerekir. Defrag işleminde bilgisayardaki dosyalar belirli bir düzene sokulur ve siz bir dosyaya ulaşmak istediğinizde bilgisayarınız daha hızlı bir şekilde istenen dosyaya ulaşır. Bu yüzden en azından haftada 1 kez Disk Birleştirici yapmayı ihmal etmeyin.
* Bazı temel yazılımlar kurulumla birlikte gelmez. Siz kurulumdan sonra tek tek her yazılımı yüklemek zorundasınız.
* Yazılımların kurulum dosyaları tek parça halindedir. Exe dosyasını çalıştırıp kurarsınız.
* Güncelleme olayı sık sık olmaz.

* Windows için yazılan programların bazıları ücretsizdir bazıları ücretlidir. Genelde türkiyede insanlar ücretli programları korsan olarak kullandıkları için crack ve serial aramayla uğraşıp durursunuz.
* Eğer kullandığınız bir program kitlenirse veya takılırsa bundan sistemin tamamı etkilenir. Fare donarsa, ve Alt+Ctrl+Delete (Görev Yöneticisi) bile çalışmıyorsa o zaman size reset(bilgisayarı yeniden başlatma) yolu görünür.
* Birçok programı kurduğunuzda bilgisayarınızı yeniden başlatmanız istenir. Bu özellikle boyutları büyük olan programlarda daha fazladır.

* Hızlı bir bilgisayarınız varsa daha rahat edersiniz. Takılma veya kasma olayı nispeten daha az olur. Bilgisayarınız yavaş ise çoğu zaman takılmalardan veya kasma olayından dolayı Bill Gates amcanın kulağını çınlatırsınız

* Her bilgisayara kurulmaz. Daha doğrusu kullandığınız Windows’a bağlı olarak sistemi seçmeniz gerekir. Örneğin Eski bir bilgisayarda ile istediğiniz verimi alamazsınız.

Türkiye’de Linux’un Durumu;

Ubuntu-tr.org sitesinde okuduğum kadarıyla Türkiye’de 40 Bin kişi Linux dağıtımlarını kullanıyor. En azından o siteye giriş yapanların sayısı bu yönde. Yanlışım varsa site yetkilileri gerekli bilgiyi yorum olarak bu yazının altına yazarlarsa sevinirim. Gerekli düzeltmeyi yaparım.

Peki neden Türkiye’de bu kadar az?

* Herkes tarafından bilinen bir işletim sistemi değil.
* İnsanların kafalarında “Linux’u sadece bilgisayardan anlayan bilgili insanlar veya sistem yöneticileri kullanabilir” gibi bir ön yargı var.
* Her işlemin komut yazarak yapılacağını düşünmeleri.
* Windows’un kullanımına göre Linux’un kullanımının daha zor olduğunu düşünmeleri.
* Tembellik. Yeni bir işletim sistemini öğrenmeyle zaman kaybetmenin gereksiz olduğunu düşünmeleri.

Bu maddeler uzatılabilir. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Bu Yazı ile İlgili Sorulabilecek Sorular ve Yanıtları

’tan vazgeçip Linux’e geçeyim?

Bilgisayarınız eski ise Linux sizin için daha uygundur. Ayrıntıları zaten yukarıda belirttim.

Bilgisayarınız hızlı ise ve yukarıda anlattığım nedenler size, Linux’e geçmek için yeterli gelmiyorsa yapılacak bir şey yok. Windows kullanmaya devam edebilirsiniz.

Bilgisayarım hızlı ise o zaman Linux’e geçmeme gerek var mı?

Windows için üretilen yazılımlar genelde sistemi çok hor kullanırlar. Bilgisayarınız ne kadar hızlı olursa olsun bana göre Windows’un çökme veya hatalarla karşılaşma ihtimali Linux’e göre oldukça fazla. Linux’te bir çok problemi format atmaya gerek kalmadan çözebilirsiniz. Ama bu Windows için her zaman geçerli değil. Windows kulllanarak sistem kaynaklarınızı fazlasıyla meşkul etmek yerine Linux kullanabilirsiniz.

Linux Dağıtımlarından Hangisini Kullanmalıyım?

Eğer daha önce hiçbir Linux dağıtımı kullanmadıysanız, yani yeni başlıyorsanız benim size tavsiyem Ubuntu olacaktır. Eğer benim için görüntü önemli diyorsanız Kubuntu’yu deneyin derim. Bazı arkadaşlar size Pardus’u önerecektir. Pardus Türk’lerin yaptığı bir işletim sistemidir. KDE tabanlıdır. Görünümü hoşunuza gidecektir. Yazılım desteği Ubuntu ile kıyaslanmayacak düzeyde. Yani istediğiniz yazılımı bulamayabilirsiniz. Pardus kullananların donanım ile ilgili problem yaşayan kişilerin olduğunu biliyorum. Eğer Pardus kullanmaya karar verirseniz ve bu problemlerle karşılaşırsanız unutmayın ki bir çok Pardus kullanıcısı size seve seve yardımcı olmaya hazır.

Herşey iyi hoş da bir sistem bu kadar mükemmel olabilir mi? Bu mümkün mü?

Tabi ki Hayır. Linux’un de elbette bazı dezavantajları var.

Örneğin yazılım kurmak için internete bağlı olmak zorundasınız. Yazılımları internet üzerinden kuruyorsunuz. Yazılımları bilgisayara indirip gerektiğinde kurmayı isteyebilirsiniz. Fakat Windows’taki gibi sadece tek bir exe dosyası kurulum için yeterli değil. Ben Ubuntu Linux kullandığım için yazılımlar .deb uzantılı. Tek bir dosya çoğu zaman kurulum için yeterli olmuyor. İndirdiğiniz o tek dosyanın bağımlı olduğu bazı paketler var. Onların da kurulması gerekiyor. Yani internete bağlanmadan bir program kurmak istiyorsanız bağımlı olduğu paketleri de indirmeniz gerekir. Bu da tek bir program için kimi zaman 4-5 adet ufak parçayı da kurmanız gerekir. Eğer internet bağlantınız var ise böyle bir sorununuz yok. Gerekli paketleri sizin için kuruyor zaten.

Windows’ta oynadığınız her oyun Linux üzerinde çalışmaz. Linux üzerinde Windows oyunlarını oynamak veya Windows programlarını kurmak istiyorsanız bunun için Wine isimli bir program var. Onu kullanabilirsiniz. Ama her oyunda işe yaramıyor. Kurulsa bile yavaş çalışabiliyor. Bazı oyunlarsa tıpkı Windowstaki gibi çok iyi çalışıyor. Bunu kendiniz deneyerek görmeniz lazım. Ben oyun olarak Counter Strike 1.5 kurmuştum. Botları da kurarak sorunsuz bir şekilde oynamıştım.

Bilgisayar bilgim çok fazla değil. Ben de Linux kullanabilir miyim? Linux kullanmak zor mu?

Dileyen, isteyen herkes Linux kullanabilir. Bunun için öyle ahım şahım bir bilgiye ihtiyaç yok. En önemli şey sabırdır. Linux kullanırken hiçbir zaman Windows ile kıyaslamayın. İkisi farklı işletim sistemidir. Bazı işler Windows’ta çok kolay bir şekilde yapılırken Linux’te yapmak zaman alabilir. Ama öğrenince size çocuk oyuncağı gibi gelir.

Linux kullanmak zor değil. Dediğim gibi sadece biraz sabır ve gerekli ilgiyi göstermeniz gerekir. Ayrıca araştırmaya açık bir insan olmalısınız. Öyle herşey armut piş ağzıma düş değil yani. Bizim türk insanı biraz sabırsızdır. Herşey çabucak olsun bitsin ister. O yüzden belki de Linux kullananlar Türkiye’de bu kadar az. Tabiki alışkanlıklarınızı da geride bırakmanız gerekir.

Yazılım konusunda herhangi bir zorluk yaşar mıyım? Windows’ta kullandığım yazılımları Linux’te kullanamaz mıyım?

Herhangi bir zorlukla karşılaşacağınızı düşünmüyorum. Windows’ta kullandığınız yazılımları Wine isimli bir program ile kurup kullanabilirsiniz. Ama ben şahsen tavsiye etmiyorum. İnsanların alışkanlıkları değişebilir. Linux’te Windows’taki programlara alternatif çok iyi programlar var. Bazı programların hem Windows, hem de Linux versiyonları var. Örneğin Firefox, Opera, VLC, Limewire, Thunderbird gibi programların Linux versiyonları da var. Windows’taki CD/DVD yazma programı olan Nero’ya alternatif olarak Linux’te K3B programını kullanabilirsiniz. Nero’nun Linux versiyonu da var ama ücretli.

Yazımın başında Linux’un Windows’tan daha iyi olduğunu söylemiştim. Bu yazıyı okuyan Windows taraftarları hemen saldırı pozisyonunu almışlardır muhakkak. Bunu söylememin nedeni benim böyle olduğunu düşünmemdir ve bu kişiden kişiye de değişir. Siz Windows kullanıp da memnunsanız kullanmaya devam edebilirsiniz. Kimse size niye kullanıyorsun diye sorgulamaz/sorgulayamaz. Ben burada fikirlerimi dile getiriyorum. Linux’un güzel yanlarını size anlatmaya çalışıyorum. Benim size önerim iki işletim sistemini de bir arada kullanmak olacaktır. O zaman kendiniz iyi ve kötü yönlerini daha iyi görürsünüz.

Ayrıca şunu da belirteyim. Yukarıda yazdığım yazıyı okuduğunuzda Linux’un Windows’tan üstün özellerini görmüş olacaksınız. Ama bazı arkadaşlar şunu söyleyebilirler. “Benim bilgisayarımda Windows hiç kasmıyor veya takılmıyor”. Bunu Firefox için de söylüyorlar. O arkadaşların bilgisayarlarının özelliklerini sorduğumuzda verilen yanıtlar şu şekilde;

* Pentium 4, 3 Ghz İşlemci
* 3-4 veya 6 GB Ram
* Ekran kartları da üst düzeyde. Bir çok oyunu oynatabilecek kapasitede.

Bu ve buna benzer bir bilgisayarda sizce hangi işletim sistemi kasma, donma veya takılma sorunu meydana getirir?. Bu yazıyı o tarz bilgisayarlara sahip kişiler için yazmadım. Böyle bir sistemi almaya herkesin gücü yetmez.

Kaynak : Polat Büyükarslan

Windows 7 »

[1 Yorum | Yazar: admin]

şüphesiz microsoftun en stabil sistemlerinden birisi. Henüz XP kadar kullanıcıya sahip olamasada her geçen gün kullanan sayısı katlanarak artıyor. Windows 7 RC sürümü yaklaşık 1 yıl boyunca ücretsiz yayınlanmış ve hataları görülmeye çalışılmıştır. Çok fazla hata olmasada Windows 7 rc sürümünde hatalar bulunuyordu. Microsoft yaptığı açıklamada Windows 7 Son sürümü tüm hatalardan arındırdığını açıklamış, en az 2 yıl boyunca service pack ( sp ) çıkarmayacağını açıklamıştı.

Meğerse işler böyle değilmiş: TechARP’ın haberine göre ( Ki Malezyalı site, isabetli tarih tahminleriyle tanınır ), , Yazın ortasında piyasaya sunulacak ve işletim sistemi, her zamankinden de güvenli ve sağlam konuma getirilecek.

çıktığında sitemizden bu paket ile ilgili bilgileri alabilirsiniz.

Windows 7 »

[16 Yorum | Yazar: admin]

Microsoft, üzerine çok düşmüş gibi görünüyor. Özellikle neredeyse her hafta yayımladığı güncellemeler, kişisel görünüm için oluşturduğu tema paketleri, kişiselleştirme için medya desteği vs.. hazırlaması kullanıcılarını oldukça sevindiriyor.

Daha önceki yazılarımızda tema paketlerini paylaşmıştık. Fakt microsoft yeni temalar yayımladı ve bizde bu temaları sizlerle paylaşmak istedik. Temalar yine oldukça hoş. 14 şubat sevgililer gününün yaklaşmasıyla bu güne özel temada hazırlanmış. Ayrıca Çin zodyağına göre eriştiğimiz Kaplan Yılı‘da tema olarak hazırlanmış.

Temaları indirmek için resimlerin üzerlerine tıklamanız yeterli. Temaları yüklemek içinse indirdiğiniz tema dosyalarını çift tıklayın ve temanız aktif olsun.

Windows 7 Tiger Tema
Windows 7 Tiger Tema

Windows 7 Sevgililer Günü Tema
Windows 7 Sevgililer Günü Tema

Windows 7 Forza Motorsports Tema
Windows 7 Forza Motorsport Tema

Windows 7 7UP Tema

Windows 7 7UP Tema

Windows 7 »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

her geçen gün yayılırken tartışmalarda bitmek tükenmek bilmiyor. Ev kullanıcıları için işletim sistemi değiştirmek pek sorun olmasada firmalar için işletim sistemi değiştirmek oldukça zahmetli oluyor. Özellikler firmaları işletim sisteminin güvenliği ilgilendiriyor.

Peki firmalar ye geçmeli mi? Bu sorunun cevabı sizde saklı. Aşağıdaki yazıları okuyarak firmanızdaki bilgisayarları ye geçirip geçirmemeye karar verebilirsiniz.

Firmalar için yeni bir işletim sistemine geçiş hassas bir konudur. XP için verilen destek devam ediyor, dolayısıyla hemen Windows 7′ye geçmek zorunda değiller. Fakat bazı yeni fonksiyonlar işletim sisteminin değerini belirgin derecede arttırıyor.

Firmaların BT saatleri farklı biçimde çalışır. Birçok firma hala Windows 2000 veya XP yüklü istemciler kullanıyor. Sunduğu hizmeti yerine getirdiği ve güvenlik riski oluşturmadığı sürece bu durum herhangi bir problem oluşturmuyor. Hatta Microsoft, 8 Nisan 2014‘e kadar Windows XP için güvenlik güncelleştirmeleri çıkarmaya devam edecek; buna karşın Windows 2000 için verilen destek önümüzdeki sene bitiyor.

Geçmeli mi, beklemeli mi?
Microsoft, daha tüketici pazarı için çıkış tarihi gelmeden yoğun biçimde Windows 7′nin reklamını yaptı ve kurumsal müşterilerine geçiş için beklememeleri gerektiği mesajını verdi. Microsoft’un iddiasına göre eski “ilk servis paketini çıkana kadar geçiş yapmama” taktiği artık geçerli değil.

Windows 2000 ve XP’de uygun Windows sürümünü seçmek kolaydı. Windows 7′de altı farklı sürüm söz konusu ve hepsi firmalarda kullanıma uygun değil.

Firmadaki istemci PC’leri Windows 7′ye yükseltmek isteyenler yeni işletim sisteminin hangi sürümünün kullanıma uygun olduğunu düşünmeli. Microsoft ile ortaklık bağı olan firmalar uygun SKU’yu (Stock Keeping Units), yani sürümü bu bağa dayanarak danışmalı. Temelde Windows 7′nin tüm altı sürümünü kullanmak mümkün.

Firmalar için üç sürüm
Fakat firmalara özel sürümler Professional, Ultimate ve Enterprise’dır; çünkü bu sürümler bir alan adının (domain) üyesi olabilir ve yerel grup ilkeleri üzerinden merkezi biçimde yönetilebilir. Starter sürümü sadece hazır PC sistemlerinde kullanılmak üzere donanım üreticileri için öngörüldü. Home Basic ise sadece “gelişmekte” olan pazarlarda, ya da diğer bir tabirle yeni endüstrileşmiş ülkelerde satışa sunuluyor. Home Premium ise ev kullanıcılarına has, klasik sürüm oluyor.

32-bit mi, 64-bit mi?
Uygun Windows 7 sürümü seçimi 32 bit ve 64-bit mimarileri yüzünden ne yazık ki daha da karmaşıklaşıyor. 64 bit kullanmanın temel nedeni daha büyük bellek adresleme yeteneği oluyor. 4 GB’a gelince nokta koyulmuyor, bilakis 64 bit’te 192 GB’a kadar bellek desteği sunuluyor. Saf 64 bit programlar henüz yaygınlaşmış değil; fakat 32 bit programların neredeyse hepsi 64 bit Windows’ta da çalışıyor. Buna karşın karanlık devirden kalma 16 bit uygulamalar çalışmıyor. Sürücülerde de dikkatli olmak gerekiyor: 64 bit bir sistemde 32 bit sürücü kullanamazsınız. Keza Windows 64 bit, imzasız sürücüleri de kabul etmiyor.

Enterprise = Ultimate
Fonksiyon yelpazesi söz konusu olduğunda Enterprise ve Ultimate birbirinden farksız. İki sürüm sadece farklı lisans sahiplerine hizmet ediyor. Enterprise sadece Microsoft’un yığın lisansa sahip (volume licence) müşterileri için sunuluyor. Bu firmalar genellikle çok fazla Windows kurulumuna sahiptir. Bu kurulumları ise firmadaki yerel bir sunucu üzerinden (Key Management Server) etkinleştirebilirler. Buna karşın Ultimate sürüm KMS üzerinden etkinleştirilemez; fakat geri kalan her şeyi Enterprise ile aynıdır. Ultimate, gelişmiş son kullanıcılar ve yığın lisans sözleşmesi yapmamış firmalar için düşünülmüştür.

Pro sürümün kısıtlamaları
Pro sürümün birçok şeyi yapabiliyor; fakat birkaç ilginç özellikten yoksun. Örneğin sabit disk şifreleme aracı Bitlocker ve USB bellek şifreleme aracı Bitlocker to Go, Pro sürümde yok. Aynı şekilde izin verilen ve yasaklanan programlar için grup ilkesi oluşturmayı sağlayan AppLocker da yok. Son olarak Windows 7 Pro sanal sabit disk dosyalarından (VHD imajları) önyükleme yapamıyor.

Cilalanmış arabirim, gelişmiş görev çubuğu ve birçok yeni fonksiyon daha hızlı çalışabilmenizi sağlıyor. Bu sayfada Windows 7′nin konfor özelliklerini nasıl en iyi şekilde kullanabileceğinizi öğreneceksiniz.

Senelerdir XP ile çalışanların ilk önce Windows 7′ye adapte olması gerekiyor. Temel yapı elbette aynı; fakat Microsoft kullanıcı arabirimindeki birçok detayda değişiklik yaptı. Örneğin görev çubuğu: Windows 7′nin görev çubuğu seleflerinin iki katı büyüklüğünde. Dolayısıyla içine görece daha fazla program sığıyor.

Pratik: Fare ile bu ikonlardan birinin üzerinde gezdiğinizde minik bir ön izleme gösteriliyor. Ön izlemenin içinde hemen kapatma tuşu da beliriyor ve böylece görev çubuğundan masaüstünü toparlayabiliyorsunuz. Buna karşın fare imleci, ön izlemenin üzerinde kalmaya devam ederse pencerenin kendisi beliriyor ve diğer pencereler şeffaflaşıyor (Aero Peek).

İyileştirilmiş görev çubuğu
Yeniliklere açık, tecrübeli kullanıcılar için zıplayan listeler de ilgi çekici bir örnek olabilir. Bu listeler görev çubuğuna sabitlenmiş programlara ait sık kullanılan fonksiyonları bir arada gösteriyor. Örneğin görev çubuğunda Internet Explorer varsa sağ fare tuşu ile üzerine tıkladığınızda sık gezilen web siteleri gibi gelişmiş fonksiyonlar beliriyor.

Program başında 10 kısayol
Bir zıplayan listede standart olarak her program için 10 girdi gösterilir. Elbette bu sayıyı arttırmanız veya azaltmanız mümkün. Denetim Masası da zıplayan listeleri destekliyor. Kullanıcılar bir programla ilişkilendirmek istedikleri dosyaları da bu listelere sabitleyebiliyor. Örneğin HTML dosyaları not defteri simgesine sabitlenebiliyor. Fakat aynı şekilde bir DLL dosyası Windows Explorer’ın zıplayan listesine aktarılamıyor.

Kitaplıklar düzen getiriyor
Windows’un klasör yapısına seneler içerisinde alıştık; fakat birçok kullanıcı resimler, belgeler, müzik ve videolar için kendine has bir depolama sistemi geliştirdi. Windows 7′deki Kitaplık fonksiyonu daha fazla düzen sağlıyor. Kitaplıklar farklı “normal” klasörleri bir arada gösteren sanal klasörler oluyor. Örneğin “Resimler” kitaplığı “Resimlerim” ve “Ortak Resimler” klasörlerinin içeriği gösteriyor. Birkaç fare tıklaması ile kitaplığa yeni klasör ekleyip çıkarabiliyorsunuz. Varsayılan kitaplıklar dışında kendiniz de yeni kitaplıklar oluşturabilirsiniz.

Silme sırasında dikkat
Daha az fare tıklayışıyla veriler farklı amaçlar için bir arada yönetilebiliyor. Ayrıca kitaplıklar arası navigasyon da sezgisel. Dosyalar farklı meta verilerine göre sıralanabiliyor; mesela fotoğrafları çekim tarihine göre sıralamak gibi. Dikkat: Birden çok dosyayı ve klasörü sürükle-bırak ile kitaplığın içine çektiğinizde varsayılan konum olarak belirlediğiniz yere kaydedilir. Ayrıca kitaplığın içerisinden bir klasör sildiğinizde (Delete tuşu veya “Sil” komutu ile) dosya gerçek konumundan da silinmiş olacaktır.

Grup ilkeleri ile yöneticiler tüm bir ağı merkezi biçimde yönetebilir. Eski programlar ise XP Modu’nda çalıştırılabilir. AppLocker ile yöneticiler, istemci PC’lerin hangi programları kullanabileceğini belirleyebilir. İşte Windows 7′nin güçlü argümanları.

Yöneticilerin ilgisini renkli pencereler ve grafik arabirimiyle çekemezsiniz; onlar genellikle kaput altını merak eder. Fakat Windows 7 bu konuda da büyük ilerleme kaydediyor: Örneğin yerel grup ilkeleri. İlkeler artık komut satırı üzerinden, ya da daha spesifik olursak tümleşik PowerShell üzerinden yönetilebiliyor. PowerShell Cmdlet’leri Windows başlangıcıyla da devreye girebiliyor veya kullanıcı oturum açtıktan sonra otomatikman çalışabiliyor. Yöneticiler bu şekilde belli başlı yamaların yüklenip yüklenmediğini kontrol edebiliyor. Şayet yüklenmediyse bunları kurdurabiliyor.

XP’yi ücretsiz kullanmak
XP Modu özellikle firmalar için düşünüldü. Eğer eski programlarınız hiçbir şekilde Windows 7 altında çalışmazsa sanal bir makinede çalışan Windows XP yardımınıza koşuyor. Yani XP Modu aslında sanal bir PC’de çalışan Windows XP SP3 kopyasından ibaret. Kullanıcının kafasının karışmaması için sanal makinede yüklü programların kısayolları Windows 7 başlat menüsünde de gösteriliyor.

Asıl püf nokta lisans anlaşmasında yatıyor. XP Modu’nu kullananların ek XP lisansına ihtiyacı yok. Eğer firma başka bir sanallaştırma yazılımı kullansaydı o zaman XP lisansına da para ödemek zorunda kalacaktı.

Programları kontrol etmek
Windows 7′den önce de yöneticiler belli programların çalıştırılmasını engelleyebiliyordu. “Yazılım kısıtlamaları için grup ilkeleri” bu amaca hizmet ediyordu. Problem şu ki yönetici sadece programı tanımlayan dosya ismi veya bir hash değeriyle hangi programın çalıştırılabileceğini belirleyebiliyordu. Kullanıcı programın ismini değiştirdiğinde veya bir güncelleme yüklediğinde (yeni bir hash değeri söz konusu olduğu için) engelleme hamlesi işe yaramıyordu. Windows 7′deki AppLocker bir adım öteye gidiyor: Grup İlkesi Düzenleyicisi’nden “uygulama yönetim ilkelerine” geçiş yaparak AppLocker’ı etkinleştirebilirsiniz. Büyük avantaj: Bir kurulum için otomatikman kural seti oluşturtabiliyorsunuz. Bunlara dayanarak spesifik script’leri veya kurulum paketlerine izin verebilirsiniz.

Firmasında Windows XP ile mutlu olanlar apar topar Windows 7′ye geçmek zorunda değil. Fakat Windows 7 yeni fonksiyonlarıyla caydırıcı bir pozisyonda duruyor. En kolay geçiş, yeni donanımla beraber olacaktır.

Windows 2000′i kullananlar hemen geçişle ilgili plan yapmaya başlamalı. Zira PC’leri çok yakında gereksiz bir güvenlik riski oluşturacak. XP kullanıcılarının 2014′e kadar süresi olsa da kullandıkları işletim sistemleri her halükarda çağa ayak uydurabilecek kapasiteye sahip değil. Bu sebeple uygun Windows 7 sürümüne karar vermekten zarar gelmeyecektir. Windows 7 Enterprise‘ın deneme sürümünü indirin ve mevcut donanım/yazılım yapılandırmanızla test edin.

Yeni PC’lerle beraber Windows 7
Yeni donanımla beraber Windows 7′ye geçiş en rahatı olacaktır. İşletim sisteminin yeni fonksiyonları daha üretken çalışmayı ve daha basit yönetmeyi sağlıyor. Şimdiden adım adım sistem gereksinimlerine göre donanım yükseltmesi yapanlar bunun karşılığını alacaktır. Kısa bir süre önce Vista’ya geçiş yapmış olanlar ise çoğu durumda Windows 7′ye geçmekten tasarruf yapabilir.

Kaynak