Anasayfa » Arşiv

Haberler Kategorisindeki Yazılar

Donanım, Haberler »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

İlköğretimde okuyan 15 milyon çocuğa tablet dağıtılmasını içeren Fatih Projesinde görev alacak şirketler yavaş yavaş belli olmaya başladı.

Konuyla ilgili gerçekleştirdiği Amerika seyahati dahilinde Seattle ve ’ni ziyaret eden Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan; Microsoft, Apple ve Intel gibi devlerin de aralarında bulunduğu şirketlerle görüşmelerde bulundu. Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi projesi dahilinde önümüzdeki 4 sene içerisinde öğrencilere 15 milyon tablet dağıtılacağını açıklayan Çağlayan, projenin en şanslı isminin Microsoft olduğunu vurguladı.

Eğitim alanında özel bir ekibe sahip olan yazılım devinin yapacağı pilot uygulamayı değerlendirecekleri ve beğenilmesi durumunda kendileri ile beraber çalışmayı düşündüklerini ifade eden Çağlayan, Fatih projesiyle birlikte 7,5 milyar dolarlık bir pazar oluşacağını öngördüklerini vurgularken, sözlerinin devamında şunları dile getirdi:

Çevre ülkelere ve bölgeye baktıklarında Türkiye’yi merkez olarak görüyorlar. Bu konuda yapılan işbirlikleri hem eğitimde çığır açacak hem de yeni bir sektör doğuracak. diye konuştu. Cari açık sorunu bizim için çok önemli, bu yüzden üretimin en üst seviyede Türkiye’de olmasını istiyoruz. Hem bu durum bizim insanlarımızı da yeni yeni programlar yapmaya itecek. fitil ateşleyecek.

Apple’ın da projeyle yakından ilgilendiğini belirten Çağlayan, şirketin MEB ile yakın temas halinde olduğunu söylerken, onların teklifinin ise ‘üretim Türkiye’de yapılsın, biz üçüncü ülkelere satış ve pazarlama için destek veririz.’ olduğunu ifade etti. Apple’ın konuyla ilgili kendilerine, ‘üretilen ürünleri görürüz, kendileri satıp kendileri ticaretini yaparlar, biz o işlere karışmıyoruz.’ dediğini ifade eden bakan, yazılım alanında ise ‘Yazsınlar, hazırlasınlar, gelsinler pazara girsinler. Biz onlara alanı açarız.’ dediğini vurguladı.

Bakalım ihalenin aslan payını kim alacak…

Kaynak: Pclabs

Haberler, internet Bilgileri »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

22 Ağustos tarihinde yürülüğe girecek olan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” birçok kullanıcının tepkisini çekmiş, hatta büyük çaplı protesto gösterilerine neden olmuştu.

Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde oluşturulan İnternet Kurulu da yürürlüğe girecek bu esaslar hakkında bir çalışma yaparak TİB’e yönelik bazı önerilerde bulundu.

İnternet Kurulu’nun yaptığı açıklamayı ve getirdiği önerilerin tamamını sizlerle paylaşıyoruz:

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına Öneriler

“Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 22/02/2011 tarihli ve 2011/DK-10/91 sayılı Kurul Kararı ile gündeme gelen “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında yapılan çalışma sonucunda aşağıdaki öneriler düzenlenmiştir;

a-) “İnternetin Güvenli Kullanımına ilişkin Usul ve Esaslar” daha anlaşılır şekilde özellikle kamuoyunda yanlış anlamalara neden olmayacak şekilde yeniden yazılmalı, bazı maddelerde çelişen unsurlar kaldırılmalıdır. (Bu konuda Bilişim Hukuku Çalışma Gurubumuz metnin yeniden yazılması konusunda çalışma yapmıştır.)

b-) Metinde geçen “Standart Profil” ifadesi kaldırılmalı ve mevcut durum olarak değiştirilmelidir. 22 Ağustos tarihinden sonra mevcut durumda olan kullanıcıların durumları net bir şekilde ifade edilmelidir. Mevcut durumda hiçbir profili tercih etmeyen kullanıcıların “kayıt yaptırma zorunluluğu veya şifre kullanımı gerektiren bir durumun olmayacağı” net olarak ifade edilmelidir.

c-) Ülkemizin sosyo-ekonomik konumu, özellikle kendi coğrafyasındaki rolü dikkate alındığında, internetin küresel doğasına aykırı olarak düşündüğümüz yurtiçi profili tamamen iptal edilmelidir.

d-) Güvenli İnternet paketi tek olmalı, kendi içinde aile ve çocuk profili olarak ikiye ayrılarak mevcut durum ve güvenli internet paketi olarak değiştirilmelidir.

e-) “Güvenli İnternet Paketi” içindeki aile ve çocuk profillerinin beyaz ve kara listelerinin belirlenmesi önemlidir. Bu konudaki kriterlerin belirlenmesi ve kamuoyuna bildirilmesi gerekmektedir. Çocuk profilinde yalnızca beyaz listeye erişim olmalıdır. Aile profilinde ise beyaz listeye erişim ve kara liste dışındaki sitelere erişim olmalıdır. Bu içeriklere ait liste kriterlerinin ise İnternet Kurulunun içerisinde oluşturulacak bir çalışma gurubuyla belirlenmesini öneriyoruz. Bu çalışma gurubu Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü başkanlığında oluşturulacaktır. Çalışma grubunun üyelerinin dört üyesinin üniversitelerin psikoloji, psikiyatri, pedagoji ve sosyoloji uzmanlarından, iki üyesinin aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü uzmanlarından, iki üyesinin süreci takip etmeleri amacıyla Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumundan, iki üyesinin de internet Kurulu Sivil Toplum kuruluşlarından oluşmasını öneriyoruz. İnternet Kurulunda bulunan iki STK, bu konuda görüş vermek isteyen üye olmayan diğer bütün STK lar ve akademisyenlerle sürekli olarak temasta olacak ve buradaki görüşleri çalışma gurubuna iletecektir. Böylece toplumun bütün kesiminin düşünce ve önerileri çalışma gurubuna taşınacaktır.

f-)1-)Yönetmelik metninde, Abonelerin posta ile bilgilendirme yönteminin zorunlu olmaması, işletmeciler tarafından belirlenecek ve Tüketiciler tarafından tercih edilebilecek farklı bilgilendirme yöntemlerinin de kullanılabilmesi (sms, web, e-posta vb gibi).

2-) Abonelik sözleşmelerinde Güvenli İnternet seçeneğinin olmaması sözleşme yanında tanıtıcı bir broşür verilmesini öneririz. Konun hassasiyetinden dolayı kullanıcıların rahat hareket etmesi sağlanmalıdır.

AB direktiflerine göre kişisel verilerin gizliliği konusuna dikkat edilmelidir.

Diğer Kurumlara Öneriler

İnternet Kurulu sadece TİB’e değil Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğüne de bazı önerilerde bulundu. Bu önerileri de hiçbir kelimesine dokunmadan sizlere sunuyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığına Öneriler ve Talepler

Çocuklarımızı internet vatandaşlığına hazırlamak için ilköğretim müfredatına zorunlu ders olarak Güvenli İnternet, İnternet Vatandaşlığı, e-vatandaşlık, bilgi toplumu, internette yaratıcılık ve girişimcilik gibi başlıklardan oluşacak bir ders eklenmesi kaçınılmazdır.

Bu derste bir yandan çocuklarımıza internette kendileri açısından sakıncalı olabilecek hususları ve bunlardan korunma yöntemlerini öğretirken, diğer taraftan interneti maksimum fayda sağlayacak şekilde kullanmalarını öğretmek gerekecektir.

Aksi halde, yalnızca sosyal paylaşım sitelerini kullanan, “akıl terleri ile” üretim yapamayan, yeni fikirler geliştiremeyen bir gençliğimiz olacaktır.

Aile Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğüne Öneriler

Ebeveynlerin, teknolojik gelişmeleri çocuklarından daha geç öğrendiğini kabul ederek, bunların Güvenli İnternet konusunda çocuklarına yeterli bilgiyi veremeyeceklerini göz önünde bulundurmalıyız. Son 10 yılda internetin ülkemizde hızla gelişmesinden dolayı özellikle 40 yaş üstü ebeveynlerle çocukları arasında ciddi bir teknolojik uçurum oluşmuştur.

Gençlerimiz belki bilgisayar kullanmayı bir şekilde öğrenebiliyorlar ama güvenli internet, e-vatandaşlık, kişisel haklar kavramlarını ailelere de öğretmemiz şarttır. Bu konuda en büyük sorumluluk okullarımıza düşmekle birlikte, toplumun tüm kesimlerinin taşın altına elini koyması ve bu konuda sorumluluk taşıması gerekmektedir.

İnternetin alt yapısına verilen önem kadar; sosyal etkileri de dikkate alınmalıdır. Teknolojik dönüşüm kadar; sosyolojik dönüşüme dikkat etmezsek, ailelerine uzak gençlerin yetişmesi kaçınılmazdır. Bu durum, toplumu oluşturan en küçük birim olan aile yapısına ciddi zararlar verebilir.

Ebeveynlere güvenli İnternet kavramını anlatabilmek için Aile Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, RTÜK, BTK, Akademisyenler ve İnternet Kurulunun dahil olduğu bir platform oluşturarak bütün illerimiz ve ilçelerimizde “Güvenli İnternet” eğitim çalışmaları ve TV tanıtım filmlerinin hazırlanması ve bilinçlendirme çalışmalarının başlatılmasını öneririz.

Kaynak: Shiftdelete

Haberler »

[1 Yorum | Yazar: admin]

Uzun bir zamandan beri kurulması için ön hazırlıkların yürütüldüğü ve bir yıldan beri de yeri hakkında karar verilme süreci işleyen Bilişim Vadimizin adresi belli oldu.Star Gazetesindeki habere göre, Türk Kocaeli Muallimköy’de 2.8 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilecek. Yerin belirlenmesi ertesinde sıranın teşviklere geldiğine işaret edilirken proje için dünya teknoloji devlerine davetiye gönderildiği belirtildi.

12 Haziran seçimlerinin ertesinde teamül gereği istifa eden hükümetin son yatırım kararnamesi olduğu belirtilen ve 11 Haziran tarihli Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayınlanan kararnamede Kocaeli Muallimköy Teknoloji Merkezi’nin kurulacağı bölgenin krokisine de yer verildi.

2.8 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilecek olan teknoloji merkezinin altyapı çalışmalarının bu yıl içinde başlatılması planlanıyor. Eski adı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olarak bildiğimiz ve seçim öncesi alınan karar ertesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na dönüştürülen bakanlığı en öncelikli işlerinden birisinin vadinin kurulmasına ilişkin çalışmalar olacağı ifade ediliyor.

Konuyla ilgili gerçekleştirilen ön hazırlıklar doğrultusunda, gelişmiş ülkelerde bu tür merkezlerde girişimcilere sağlanan avantajlar tek tek incelenirken, ülkemizde de aynı imkanların sağlanması ve Bilişim Vadimizde yer alacak firmalar için ise süper teşvikler sağlanması öngörülüyor. Atılması beklenen bir diğer önemli adım ise diğer ülkelerdeki Silikon Vadilerinde görev alan ‘Beyin Takımı’ Türk’lere gönderilecek davetlerle kendilerinden ülkemizdeki  çalışmalarına katkıda bulunmalarını istemek olacak. Ülkemizdeki ‘genç süper beyinleri’ eğitmesi arzulanan yurtdışındaki tecrübeli süper beyinlerimiz bu anlamda bir nev’i koçluk görevi yürütecek.

Ülkemiz adına gerçekten de son derece sevindirici bir gelişme. Umarız proje en kısa zamanda tamamlanır ve fiiliyata geçer.

Kaynak: Pclabs

Haberler, internet Bilgileri »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

Google eski CEO’su ve yeni Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt, Türkiye’ye düzenlediği biraz iş biraz da tatil amaçlı ziyareti esnasında iki önemli açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yarın yapacakları görüşme için ülkemize geldiğini açıklayan Schmidt, Gül’le görüşmesinin öncesinde ilk olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı ve akabinde de Ulaştırma Eski Bakanı Binali Yıldırım ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.

Schmidt’in gazetecilere yaptığı açıklamada dikkat çeken iki önemli nokta mevcut. Bunların ilki Türkiye’nin Google’a kestiği vergi borcunu kabul etmediklerine yönelik olan açıklaması. Bildiğimiz gibi, geçtiğimiz haftalarda Google’ın 71 milyon liralık vergi borcunun yeniden yapılandırılıp 35 milyon liraya indirildiğine ve Google’ın da bunu taksitler halinde ödeyeceğine dair bir haber paylaşmıştık sizinle. İşte Schmidt, Google olarak bu borcu kabul etmediklerini belirterek, nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini ifade etti.

Schmidt’in bir diğer açıklaması ise 22 Ağustos’ta çıkacak olan filtre uygulamasına yönelik oldu. Bu tür bir uygulamanın hem etrafından dolaşılmaya çok açık bir sistem olduğu için hiçbir işe yaramayacağını düşündüklerini söyleyen Schmidt hem de bunun son derece kötü bir fikir olduğunun altını çizerken, internet kullanımına herhangi bir şekilde kısıtlama, yasaklama getirilmesi hususunda son derece duyarlı olduklarını vurguladı.

Keza Binali Yıldırım da görüşme ertesinde soruları yanıtlarken; kendilerinin de internet kısıtlamaları, sansür gibi konulara son derece duyarlı olduklarını belirtti ve bu bağlamda Schmidt’e hak verdiklerini söyleyerek, hemfikir olduklarını dile getirdi.

Haberler »

[Yorum Yok | Yazar: admin]

Bugün (03.06.2011) tüm Türkiye’de elektronik fon transferi olarak adlandırılan ve onbinlerce para transferi gerçekleştirilemedi.

Merkez Bankası’nın sistemlerinde yaşanan sorunlardan dolayı Türkiye genelinde bugün Elektronik Fon Transferi (EFT) işlemleri gerçekleştirilemedi.

Banka müşterileri sabah saatlerinden beri EFT gönderimi ve alımı yapamadı,, büyük bir sıkıntı yaşandı. Merkez Bankası konuyla ilgili bankalara gönderdiği bilgilendirme mesajlarında, çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Ticari banka yetkililerinden alınan bilgilere göre şu anda başta kredi kartları olmak üzere yapılmayan ödemelerden dolayı mevcut cezai yaptırımların uygulanmasına devam edilecek. Ancak aynı yetkililer, bunun ilk kez karşılaşılan bir durum olması ve müşterilerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla bankaların kendi aralarında görüşmeler yaptığını belirtiliyor.

Bu konuda henüz ne Merkez Bankası’ndan ne de bankalardan yapılmış bir resmi açıklama bulunmuyor.